Ben Pastoral Vadi'den, Ayça İstanbul'dan yola çıktık. İlhamimiz emin ellerde tatilde. Ondan korkmayan, mıncıklayan ve hatta onunla selfie çekme cesareti bile gösteren sevgili Damla onu evine aldı. Anlaşılan İlhami Ayça'ya bolca söylenmiş sonra ama Damla'ya yılışmış ve hatta akşam beraber uyumuşlar. :)Fethiye seyahat'in Fethiye Dalaman arası giden 'otobüs' yani minibüsüne Dalaman'dan bindim. Koltuk numaram 2. Şoför "Abla sen 10 numaraya geç. Burası ters koltuk" dedi. Baktım. Evet 2 numarada oturan tersten gidiyor. "Olsun" diyerek yerime geçtim. Şoför ve muavini kadın ısrarcılar. Ben 10 numaraya geçmeliyim çünkü "orası bayan yanı, burada bir amca oturuyor." Ahh güzel ülkem ah. Biraz gerildik, söylendim ama geçtim. Yanıma oturan 4 poşetli kadından dolayı Muğla'ya kadar yarım koltukta geldim. Sonra bir erkek indi bende kendi koltuğuma kavuştum. Önümde bir Yehova Şahidi yanındaki adam kadın ve çocuğu ikna etmeye çalıştı, Bodrum'a kadar. Kadın sabırla dinledi, sorular sordu. İtiraz etti. Adam kadına yazdı. Çocuk sürekli lafa karıştı. En azından bir öykü çıkar oradan.
Gümüşlük Akademi'yi özlemişiz. Emre'yi tekrar görmek iyi geldi. Ayça ve ben odamıza yerleştik, kahve içmek için bahçeye indik. Latife hanım bizi karşıladı. Kocaman bir gruba bugün veda etmişler...şimdi sıra bizde. Çok güzel esiyor burası, sessiz mi sessiz. Cırcır böcekleri uzaktan sesleniyor. Burayı çok seviyorum.
Yarın hazırlıklarımıza başlıyoruz. Heyecanlıyız...misafirlerimizi karşılamak için sabırsızlanıyoruz.

ben de heyecanla perşembe buluşmayı bekliyorum...uzunca bir süredir niyetleniyordum....
YanıtlaSil